Bundan önceki (yani senden önceki) hayatimda hep bir şeyler olsun diye bekledim. Bu öss denen üniversite sinavi zamanda başladı aslında, ertelemek ve beklemek. Sistem bizden sinava kadar sadece test çözüp herşeyi ertelememizi istiyordu.
-Bunu yaptım, çünkü hedef büyüktü. Bir sene boyunca herşeyi erteledim mutlu olmak için. Sınav bitti, üniversiteyi kazandım ama mutlu olmadım.
-Sonra üniversite başladı, dersler çok zordu, ben çok çalışkan bir öğrenci değilim, çok zorlandım. mutlu olmak için üniversitenin bitmesini ve işe başlamayı bekledim. Üniversite bitti, işe başladım yine mutlu değildim.
-Daha sonra askere gittim, çok saçma bir ortamdi, insanların kültür seviyesi o kadar düşüktü ki, sürekli olarak bitince mutlu olacağımı hayal ediyordum. Sonunda bittişti artık özgürdüm ama yine mutlu değildim.
-Sonra işlerin başına döndüm ailemizin borçları çok vardi, her gece düşünmekten uyuyamıyordum, her gece borçların bittiğini hayal ederek uykuya dalıyordum nerdeyse. Yıllar geçti, bütün borçlar bitti, artık evimizin ve arsamızın sahibiydik, ama yine mutlu değildim.
-Daha sonra ailemle beraber çalışmaktan çok sıkılmıştım, sürekli kavga ediyorduk iş yerinde anlaşamadığımız için, başka bir iş bulunca mutlu olucağımı düşünmeye başladım, iş yerini kapattık, yaklaşk 3 4 ay boyunca hayal ettiğim o farklı ve standart dışı işi aradım, sonunda bulmuştum, çok büyük bir heycan ile başladım ama yine mutlu değildim.
-Daha sonra kazancım yetersiz gelmeye başladı, istdiğim şeylere ulaşamıyordum, daha çok kazanıcağım zaman mutlu olacağımı, daha rahat hareket edebileceğimi hayal ettim. Çok daha fazla kazanabildiğim (türkiye şartlarına göre) bir firmaya geçtim. yine mutlu değildim.
-Param vardı, evim vardı, işim vardı, arabam vardı, eksik birşey yok gibiydi sanki, sonra düşününce kariyer ve saygının eksik olduğunu fark ettim. Son bir senedir, işime odaklandım (bu işe başlayalı bir sene oldu 14 ekim tarihinde), bu bir sene içinde iyi bir yere geldim çalıştığım firmada, insanlar bana ve yaptığım işe saygı duyuyorlar, bana güveniyorlar. Ama yine bir şey eksik. her zaman olduğu gibi.
Ne fark ettim biliyor musun, aslında şu ana kadar hiç bir hedefim yokmuş, araçları amaç edinip mutlu olmaya çalışmışım 29 yıllık hayatım boyunca. Bir hedeften diğerine amaçsızca savrulmuşum.
Ama bundan tam 10 gün önce, cumartesi gecesinde (07.10.2017) birşeyler değişti, artık bir amacım olduğunu hissetmeye başladım, bu amaç ve hedef beni hayata daha çok bağlamaya başladı. Sürekli o hedefe vardığımı hayal ediyorum. Haklı olarak bu satırları okurken üstteki amaçlardan ne farkı var diyebilirsin, yine sonunda ulaşınca mutsuz olabilirsin diyebilirsin. Bunu bende sordum kendime, ama cevap o kadar açık ki. Bu sefer hedefe koşarken mutlu olmak için hedefe varmayı beklemiyorum, yolun içinde bulunmak, yolu keşfetmek mutlu ediyor zaten beni. Yolun sonunda mi ne olacak? Sonsuz mutluluk, hiç kimsenin hiç bir şekilde ulaşamayacağı derecede sonsuz bir mutluluk ve huzura sahip olucam.
Hedefim ne mi? Yazdıklarımdan belki fark etmişsindir ama benden tam olarak duymanı ve aşağıdaki satırları defalarca okumanı istiyorum.
HEDEFİM, SEVDİĞİM KADINI BÜTÜN ACILARINDAN ARINDIRMAK,
HEDEFİM KADINIMIN GERÇEKTEN MUTLU OLMASINI SAĞLAMAK,
HEDEFİM KADINIM TATMADIĞI ve EKSİK KALDIĞI BÜTÜN ZEVKLERİ DOYASIYA YAŞATMAK.
HEDEFİM KADINIMIN BİR ÖMÜR BOYUNCA YANINDA OLMAK.
VE HEDEFİM KADINIMIN MUTLULUĞUNDAN BİR ÖMÜR MUTLU OLMAK.
Seni çok seviyorum kadınım, hayatıma hoş geldin.
EED...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder